TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa’ya geldi. İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi’nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar’a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti.
"Doğal afetler 58 ilde etkili oldu"
Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye’nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi" dedi.
"Manisa’da 18 bin dekarlık alan zarar gördü"
Manisa’nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, "27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen’de de görüştüm. Tabii ’bundan sonra ne yapacağız’ kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde" şeklinde konuştu.
"Savaş maliyetleri artırıyor"
Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, "Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70’i 80’i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı’nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen’de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım" ifadelerini kullandı.
"Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek"
"Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek" diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı:
"Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye’nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye’yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara’da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara’da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah."
Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu.
Yorum Yazın :Misafir